Ayın En’leri

Ocak’tan aklımda kalanlar:

Masumiyet Müzesi
Hepimiz Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi’ni biliyoruz ama çoğumuzun gitmediğini en azından kendi çevremden biliyorum. Bir kitaptan esinlenerek oluşturulmuş olması, Orhan Pamuk’u sevin sevmeyin, görmek için iyi bir neden bana kalırsa. Çukurcuma’daki üç katlı müzenin girişinde bir duvarda roman kahramanı Kemal’in topladığı tam 4213 tane sigara izmariti var mesela. Her birinin altında, içildiği güne dair tarih ve notlar var. Hayal ve gerçeğin birbirine karıştığı en romantik müze bu!

20141224_141904

Kirpi Cafe
Bütün yemekleri temiz, ekonomik, lezzetli, anne eli değmiş gibi bir yer arıyorsanız bir de merkezi bir yerde olsun diyorsanız işte orası Kirpi.. Nilgün Hanım’ın kedileri de var. İster kahvaltıya gidin, ister bir kahve söyleyip kitap okuyun. Beşiktaş’a gittiğinizde uğramadan geçmeyin..

20130729_091911

Orange is the New Black

orange

Biraz geç keşfetmiş olmakla birlikte, bu ay halet-i ruhiyeme en yaraşır eylem bu diziyi izlemek oldu. Dizi özetle hapse düşen Piper Chapman’ın maceralarını, nişanlısıyla ilişkisini, hapishanedeki kadınların geçmişlerinden görüntüleri anlatıyor. Siz de izlemediyseniz, yaşanmış olaylara dayandığı da aklınızın bir köşesinde olsun. 2 sezon sonumda aklımda kalansa sevgililer gününün geçtiği bölümde bir mahkumun yaptığı aşkın tanımı:

“It’s like you become more you, which normally is like..but now it’s okay, because the person, like, whoever, they chose to take all that on, all that weird stuff, whatever’s wrong, bad or hiding in you, suddenly it’s all right. and you don’t feel like such a freak anymore.”

Her kahvede bana eşlik eden kadın

patti

Bitmemiş şarkılar ve terk edilmiş şiirlerle kuşatılmış, dağılmış, hatta felce uğramıştım. İlerleyebildiğim kadar ilerliyor, sonra hayalimde yarattığım duvarlara tosluyordum. Daha sonra tanıştığım biri bana sırrını verdi, oldukça basitti; Bir duvara tosladığında, tekmeyi bas!
Patti Smith

Koleksiyoncu- John Fowles

koleksiyoncu

Frederick Clegg kelebek koleksiyonu yapan bir memurdur. Bir gün bir bahisten büyük bir ödül kazanır. Kırsalda mahzeni olan bir ev alır ve aşık olduğu resim öğrencisi Miranda’yı kaçırır..Fowles’ın bu ünlü romanı her ne kadar gerilim ya suç romanı diye sunulsa da gerçeklik kavramının mükemmel bir yansımasını yaparak çok daha öte bir derinliğe sahip olduğunu gösteriyor. Romanın en iyi özelliği de ilk bölümü Frederick’in ağzından yazılmışken ikinci bölümde Miranda’nın gözünden olaylara şahit olmamız. Birbirinden farklı iki ses arasında bir tarafı seçmeye zorlanıyorsunuz, karakterin değişmesini istiyorsunuz ama kitap tokat gibi!

“Wings at the Window”

magicimage

Pauline Gola
USA

Her daim kalbimi çalan grup