Simge

BU YOL HER ZAMAN DÜZ DEĞİLMİŞ

 

’Bu masalda mutsuzlar var çünkü bu masalda aslında gerçekler var” dediği yeni çalışması Prens ve Prenses ile Simge, emin adımlarla yoluna devam ediyor. Simge ile MişMiş patlamasından öncesini, sonrasını, korkularını, hayallerini, müziğe dair ne hissediyorsa onu konuştuk!   Keyifli okumalar!

 

Çocukluğunda ailesi müzikle ilgili olan herkesin elbette bir müzikle yoğrulma, eline tarağı alıp şarkı söyleme durumu olmuştur. Öncelikle senin de baban müzisyen olduğu için, onun seni yönlendirmesi, kariyerine etkileri nasıl oldu merak ediyorum.

 

Nasıl yetiştirildiğin çok önemli. Ben de müzisyen bir babanın kızı olarak dünyaya geldiğim için evde hep müzik vardı.Babam müziği yapmam için konservatuara gitmemi şiddete önerdi. Yoksa desteklemeyeceğini söyledi. İyi ki de beni böyle bir yola yönlendirmiş ve bende iyi ki konservatuara başlamışım. Hem bu işi bilinçli olarak eğitimini aldım hem de alaylı olarak sürdürüyorum.

 

BipBip ya da MişMiş patlamasına gelene kadarki süreçte onca yıl eğitim, deneyim ve emekten sonra belki de hakedilen geri dönüşü alamamak.. Bunu yaşayan ve  bilhassa ilk albüm sonrası küskünlük dönemine giren sanatçıları da düşünerek, “Yeni Çıktı” albümü sonrası nasıl bir dönemden geçtin? 

 

Sınav gibiydi benim için. Hayat tecrübelerden ibaretmiş. Şu anda bunu anlıyorum. O zamanlar tecrübesizdim. Herkese inanıyordum. Yeni Çıktı albümünün yönetimi bende değildi. Bu yüzden de benim kararlarım doğrultusunda yapılmış bir proje değildi. Onlar başkalarının kararları doğrultusunda yaşandı. Bundan dolayı da maalesef müzdarip oldum. Ancak geliştikçe ve tecrübe ettikçe doğruları kendim bulmaya başladım. Son beş projemin prodüktörü oldum. Projenin tüm detaylarıyla kendim ilgileniyor ve karar veriyorum. Bu sınavı başarıyla vermiş biri olarak o yoldan geçmem gerektiğini düşünüyorum. Bu yol her zaman düz değilmiş bunu öğrenmiş oldum. Bundan sonra da göz ardı etmeyerek yoluma devam edeceğim.

 

 

Malum, bir şarkıyla popülarite yakaladıktan sonra sanatçıların önceki çalışmaları, emeği hiçe sayılıp yokmuş gibi davranılıyor. MişMiş i söyleyen Simge olarak anılmak seni rahatsız etti mi?

 

Asla rahatsız olmadım. Benim kırılma noktamdı MişMiş.. Bundan önce ki yaptığım işlerde çok sevildi. Ancak MişMiş kadar popüler olamadı. Gayet de mutluyum.

 

Sana göre MişMiş i bu kadar yukarıya taşıyan biraz da radyo dostu şarkı olmak dışındaki artıları neydi? Şarkıları matematiksel olarak liste kaygısıyla kurgulamayı eleştirenler için bu şarkıyı sen nasıl yorumluyorsun? Sence nasıl bir yerde konumlanmalı MişMiş?

 

Aslında radyo dostu olan bir şarkı değil. İlk başta bu şarkıyı çalamayız demişlerdi fakat buna rağmen radyolarda patladı. Bana göre artık MişMiş kült bir şarkı oldu. Sonuçta alıştığımız klasik bir şarkılarından değil. İnsanları eğlendiren bir tarafı var. Bütün kapıları açarak herkesi eğlendirecek ritmik yapıya sahip. 20 yıl sonra da çalınacağına inanıyorum.

 

 

 

 

 

 

 

MişMiş ten sonra gelen tüm olumlu sonuçların aksine sonraki süreçlerle ilgili içinde korkuların oldu mu?

Her sanatçıdayeni projesini çıkartırken bir kaygı oluşmuştur diye düşünüyorum. Ne olacak telaşı vardır muhakkak bende de oluyor bu durum. Ancak ben o kadar doğru bir müzik yaptığıma inanıyorum ki bestecilerim, aranjörüm, ekibim ve kendi bestelerim ile büyük bir kaygı içerisine girmiyorum. Dinleyicilerin özlediği şarkıyı sunarak uzun bir süre sonrasında da etki bırakabileceği işler yapmaya çalışıyorum. Bu doğrultuda yaptığım işlerin üzerine hep daha fazlasını koyarak yükselen bir ivme ile çalışmalarıma devam etmeye çalışıyorum.

 

Ünlü olmak” kavramı, seni duyduğum kadarıyla biliyorum ki yaşayışında ya da kişiliğinde bir şey değiştirmedi. Ama hissel olarak içinde neler değişti? Duygu dünyana neler eklendi? 

 

Tabi ki bu durumdan çok mutuyum. Bu kadar yıldan sonra güzel bir başarı elde etmek ve onu hazmederek yaşamak benim en büyük hayalimdi. Çok çalıştığım için bunları düşünecek zamanım da olmadı açıkçası ama hala normal hayatıma devam ediyorum.

 

MişMiş şarkısından sonra zamansız bir şarkı olan Yankı geldi. Yankı şarkısı sektörde pek yapılmayan bir soundla dinleyicilere sundun. Bu oluşum sürecini bizimle paylaşabilir misin?

 

MişMiş şarkısından sonra Yankı’yı yaparken insanları çok heyecanlandıracağını düşündüm. Ancak şarkı hikayesiyle bestesiyle aranjesiyle ve klipte anlattığı hikayesiyle bir bütünlük oluşturdu. Yine çok sağlam bir ekip işi çıktı. Yeni işler çıkarmama rağmen hala Yankı listelerde ve dinleniyor. Zamansız bir şarkı yaptık sanırım. (gülüyor)

 

 

Her şarkı sonrası müzisyenlerde yeni proje için stres, arzu ya da arayış başlıyor. O bir sonrası belki on belki yüz şarkı sonrası için, “şunu da yapmadan ölmek istemiyorum dediğin ne var müzikle ilgili? Hala o 12 yaşında gitar çalıp beste yapan Simge nin hayallerini koruyor musun?

 

Tabi ki koruyorum. Yapmak istediğim çok fazla hayal var. Mesela; Kasik Türk Müziği eserlerinden bir şeyler yapmak istiyorum. Caz albümü olabilir. Çocukken caz albümü yapmak gibi bir hayalim vardı. Kendime ait bestelerden oluşan ChillOut bir albüm yapmayı düşünüyorum.

 

Yeni projen Prens ve Prenses çalışman ile ilgili durum nedir? Yakında yeni projeler var mı?

Prens ve Prenses şarkımızı çıkarttık. Söz ve bestesi Ersay Üner’e aranjesi Ozan Bayraşa’ya ait slov bir şarkı. Klibimizi Murat Joker yönetmenliğinde çektik. Çok içimize sinen bir çalışma oldu. Şu anda Prens ve Prenses’in heyecanını yaşıyorum. Tabi ki bir yandan albüm çalışması içerisindeyiz. Bu keyifli röportaj için teşekkür ederim. Herkese sevgiler.

 

*Röportaj Lemur Dergi Şubat sayısında yayınlanmıştır.